Bireysel emeklilik sözleşmesi açıldıktan sonra en sık ihmal edilen konulardan biri fon dağılımıdır. Oysa uzun vadeli birikimin seyri üzerinde fon tercihlerinin önemli bir etkisi vardır.
Tek fon her dönem için uygun olmayabilir
Piyasa koşulları, faizler, enflasyon, döviz ve hisse senedi piyasaları zaman içinde değişir. Bir dönemde güçlü performans gösteren bir fon, başka bir dönemde aynı sonucu vermeyebilir. Bu nedenle dağılımın yalnızca geçmiş getiriye bakılarak yapılması sağlıklı değildir.
Risk profili belirleyicidir
Fon seçerken kişinin dalgalanmalara karşı yaklaşımı, yatırım süresi ve hedefi dikkate alınmalıdır. Kısa vadede kullanılacak birikim ile on yıllık emeklilik hedefi aynı şekilde yönetilmemelidir.
Düzenli değerlendirme ne sağlar?
- Portföyün hedeflenen risk düzeyinden uzaklaşıp uzaklaşmadığını görmeyi,
- Tek bir varlık sınıfında aşırı yoğunlaşmayı önlemeyi,
- Piyasa hareketleri karşısında duygusal kararları azaltmayı,
- Uzun vadeli plana sadık kalmayı kolaylaştırır.
Fon değişikliği sürekli işlem yapmak değildir
Düzenli takip, her hafta fon değiştirmek anlamına gelmez. Amaç; gerekçe olmadan işlem yapmak değil, hedef ve risk profiliyle uyumu korumaktır.

